drama ve tiyatro sunuş

SUNUŞ

Türkiye 8. Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri 2006, İzmir’de gerçekleştirildi. Böylece seminer ilk kez Ankara dışında düzenlenmiş oldu. Bu durum seminerin gerçek anlamda ulusal kimliğine kavuşması için önemli bir adım olmaktadır. Seminerin 2007 yılında Bolu’da ve 2008 yılında ise İstanbul’da düzenlenecek olması bu kimliğin gelişmesini daha da pekiştireceği inancındayım.

Ulusal Drama Semineri 2006 “Onur Ödülü” Prof. Dr. Özdemir Nutku’ya verildi. Nutku, Türk Tiyatrosu’nun çok önemli isimlerinden birisidir. Gerek kuramsal çalışmaları ve gerekse uygulamlarıyla tiyatro-drama alanlarına çok değerli katkılar sağlamıştır. Seminer kitabımızı kendisine armağan etmekten onur duyuyoruz.

Prof. Dr. Murat Tuncay açılış töreninde yaptığı konuşmada, “… Değerli konuklar, insanlarımızı hala ortaçağ zihniyetinin ürünü olan kendi kabukları içine hapsetmek; onları hayata karşı yıldırmak, sürekli bir suçluluk duygusu içinde edilgin, karar vermekte, uygulamakta aciz, sürekli güdülmesi gereken kitleler olarak tutabilmek için akıl almaz yöntemler kullanan, akıl almaz harcamalar yapan çevreler, insanı insan yapan değerlerin kazandırılması ve korunmasında bilimin ve sanatın etkin gücünü de çok iyi biliyor ve hesaplarını ona göre yapıyorlar.” dedi. Bu saptama dramanın çağdaş insanı yetiştirmede ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha görmemizi sağladı. Bize yeni çalışmalar yapmak için güç verdi.

Seminerde “drama-tiyatro” ilişkisi işlendi. Buluşmaya sunulan bildirilerin zaman zaman tekrara düştüğünü görmek umudumuzu kırmamalı. Ülkemizde genel olarak sosyal bilimler alanında özgün çalışmaların ortaya konamamasının bir örneğinin de drama alanında yaşandığına tanık olmak, bu konuda daha fazla çalışmamız gerektiğini ortaya koymaktadır.

Belli alanların, belli kişi ya da kurumların tekelinde olmasının demokratik anlamda rahatsızlık verici olmasının yanında, bu tekelci yaklaşım alanın gelişmesini de engelleyebilmektdir. Bir yandan drama alanının gelişmesini istiyor görünüp, diğer yandan yapılan çalışmalara sansür uygulamak yeni açılımların önünü tıkamaktadır. Eğer dramanın gerçek anlamda yaygınlaşmasını istiyorsak, hem uygulama ve hem de kuramsal çalışmalar için ortam oluşturmalıyız. Ulusal Drama Semineri bunu yapmak amacındadır.

Güneş hergün doğmaktadır! İnsan evriminin gerçekleştiği yüzbinlerce yıl boyunca, güneşin bir gün bile doğmadığına tanık olmadık! Bir insan, bir sabah uyandığında “Bugün dramayı icat edeyim de, benden sonrakiler eğitimde kullansınlar” demedi. İnsanoğlu bugün yarattığını, ertesi güne aktardı. Ertesi gün, dünden kalanın üzerine yeni bir gelişme konuldu. Arada boşluk olmadı. Çünkü güneş hergün doğdu. İcat edilen herhangi bir şey, sonraki insanlar tarafından geliştirildi. Bu geliştirme hep devam etti ve insanoğlu var olduğu sürece de devam edecektir. Bu gelişim bugün yaşadığımız kültürdür ve tüm insanlığını ortak mirasıdır.

Tarihsel süreçte insan önce taklit etti. Bu taklit, yaratıcı davranışın ilk hali olmaktadır. İkinci evrede bir yandan taklit ederken, bir yandan da sürece kendi duygu ve düşüncelerini katmaya başladı. Bu taklidin geliştirilmiş halidir. Son evre ise yaratıcılıktır. Burada artık kişi kendini gerçekleştirir. Yaratım-üretim sürecinde, geçmiş bilgi ve becerilerinin üzerine, kendi duygu ve düşüncelerini de katar ve belli bir problemi çözmeye dönük olarak yaratıcı eylemi gerçekleştirir.

Bu drama alanı için de geçerlidir. Bir lider adayı elbetteki önce katıldığı atölye çalışmasını ve lideri taklit edecektir. Ama bu taklit giderek kendini ortaya koymaya doğru bir gelişim-değişim içermelidir.

Bütün bu çalışmaların odağının insan olduğu ve insanın mutluluğunu hedeflediği unutulmamalıdır.

Seminerin düzenlenmesinde en büyük katkıyı sağlayan Konak Belediyesi’ne ve onun değerli başkanı Sayın Muzaffer Tunçağ’ya, Başkan Vekili Sayın Şemsettin Demir’e, Denizli’den yıllar sonra İzmir’de karşılaştığım Eğitim–Kültür Müdürü değerli insan, kültür adamı Sayın Halim Yazıcı’ya, Eğitim-Kültür Müdürlüğü’nün güleryüzlü çalışanlarına teşekkürü borç bilirim.

Katılımlarıyla bizleri onurlandıran, Sayın Prof. Dr. Özdemir Nutku’ya ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. Murat Tuncay’a şükranlarımı sunarım.

Atölye yöneten liderlere, raportör katılımcılarımıza, bildiri sunan eğimcilere, atölye katılımcılarına ve seminerin hazırlık ve yürütülmesinde emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ederim.

Türkiye 9. Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri 2007’de Bolu’da görüşmek; çalışmak ve üretmek dileğiyle.

 

Naci ASLAN