drama liderliği sunuş

SUNUŞ


Türkiye 6. Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri – 2004 kitabına sunuş yazısı yazmak ya da geriye dönüp bakmak… Altı yıldır her Haziran ayında ülke çapında bir organizasyon gerçekleştirmek, ülkemiz koşulları düşünüldüğünde gerçekten zor bir uğraşı. Öyle ki, geriye dönüp bakıldığında “biz bunları nasıl gerçekleştirdik” diye sormadan edemiyor insan. Aslında yanıt açık; “biz bunları drama alanında çalışan pek çok insanın emeği ile gerçekleştirdik.” Onlara buradan bir kez daha sonsuz teşekkürler.

“Drama Liderliği” temalı 6. buluşma, drama lideri yetiştirilmesi konusunda iki boyutu ortaya çıkardı. Bunlardan birincisi; üniversitelerde yapılan lisans ve yüksek lisans düzeyindeki drama çalışmaları, ikincisi ise Oluşum gibi üniversite dışı özel kurum ve kuruluşlarca yapılan drama çalışmalarıdır.

Yapılan tartışmalarda üniversitelerde yapılan drama çalışmalarına ilişkin pek çok şey konuşuldu. Bu çalışmalarda yaşanan sıkıntılar dile getirildi ve çözüm önerilerinde bulunuldu. Özel kurumlardaki drama çalışmalarına ilişkin sorunlar fazla tartışılamadı. Burada var olan eksiklikler kuşkusuz tartışılmalı ve ortak çözümler oluşturulmalıdır. Drama lideri yetiştirme sorunsalı ancak bu alanda çalışan tüm kişi ve kurumların işbirliği ile aşılabilecektir

UDS, drama alanında çalışanları bir araya getiren, üretime dayalı bir bölge oldu. Bu işbirliği başka ve çok önemli bir sonuç doğurdu. Bu sonuç OLUŞUM DRAMA ENSTİTÜSÜ’dür. Drama bölgesi için çok önemli bir kazanım olan Enstitü’nün temel hedefi “tam donanımlı drama lideri yetiştirmek” ve “kaynak oluşturmak”tır.

“Enstitü” düşüncesi aslında uzun yıllardan bu yana var olan ve tüm drama çalışanlarıyla birlikte yapılmasının daha anlamlı olacağı inancıyla ertelen bir girişimdi. UDS 2003 hazırlık ve uygulama sürecinde artık drama çalışanlarının Enstitü çatısı altında bir araya gelebileceği düşüncesi oluştu. Bu inançla alanın her kademesindeki çalışanlara ulaşıldı ve “Enstitü sürecinde yer almak ister misiniz” diye soruldu. Bu soruya hiç kimseden olumsuz yanıt gelmedi. Ekim 2003 itibariyle Enstitü çalışmaları başladı.

Ancak daha sonra ya da süreç içerisinde bazı arkadaşların; “başkaları ne der?” diye düşünerek, “yapılacaksa biz yapmalıyız” diyerek ya da “yaşamı ertelememek” adına bize verdikleri sözleri tutmadıklarını gördük. Hatta bazıları söz vermemiş gibi yaptılar ya da verdikleri sözü sürekli erteleyerek, kendilerine daha yaraşır olanı seçip, yarı yoldan döndüler. Bu durumda bize de onları sonsuza dek ertelemekten başka seçenek kalmadı.

Öte yandan yaşamı ertelemeyi göze alamamalarına karşın, bundan dolayı sürekli hayıflanan arkadaşlarımıza ise tıpkı “uğraştığımız işler” gibi, yaşamın kendisinin de bir “erteleme” olabileceği gerçeğini anımsatmakla yetiniyoruz.

Enstitü’nün kuruluşu için söylenecek tek şey var; “her şeye ve herkese rağmen ve de herkesin katkısıyla kotarılmış ve bu güne kadar drama alanındaki çok önemli bir duruşun simgesi.”

Drama lideri yetiştirme programları için çeviriler yapmakta ve bu konuda diğer ülkelerde daha önce yapılmış çalışmaları incelemekteyiz. Bunu yaparken bir gerçeği gözden ırak tutmamalıyız. Bu; ülkemiz dinamiklerini, kültürünü, eğitim sistemini ve benzeri özelliklerini dikkate alan, ayakları yere basan ve bireysel sorunlardan arındırılmış bir program oluşturmamız gerektiği gerçeğidir. Ancak bu yapılabilirse, dramanın kaynağı olan “insanın değerli bir varlık olduğu” felsefesi hayata geçebilir.

Ulusal Drama Semineri’ne emeği geçen herkese ve özellikle bu kitabın künye bölümünde isimleri yer alan UDS’nin gerçek sahiplerine yürekten ve gerçek sevgiler.

2005 yılının Haziran ayında “dramada arayışlar” temalı Türkiye 7. Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri – 2005’de görüşmek, çalışmak ve üretmek dileğiyle.

Merhaba..

 

 

 

Naci ASLAN