Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası | English  
Çocuk - Ergen Grupları Drama Liderlik Programı Ulusal Drama Semineri Tiyatro Yayınlar Etkinlikler Ulusal Drama Günü T.C. MEB Aktif Oluşum İLETİŞİM

Drama Uygulama Örnekleri
Kuramsal
Drama Tarihi
Dramada Kim Kimdir
Bunları Biliyor musunuz ?
Referanslarımız
Yitirdiklerimiz...
Linkler
  • Yaratıcı Drama Liderlik Programı 2014-2015 Güz Dönemi Kayıtları Devam Ediyor
  • Yaratıcı Drama Çocuk-Ergen Grupları Kayıtları Devam Ediyor
  • Kanal D TV Röportajı
  • Van - Gaziantep - Ankara - İstanbul ve İzmir Yaratıcı Drama Eğitimi
  • Kadıköy Yetişkin Yaşantı Grubu
  • ULUSAL DRAMA GÜNÜ 2014
  • Bolu Yaratıcı Drama Liderlik Programı Bahar Dönemi Kayıtları Başladı
  • ULUSAL DRAMA SEMİNERİ 2014 -gelişim ve drama-
  • 19 Mayıs 1919 Samsun
  • Oluşum Drama Enstitüsü Ankara Drama Atölyesi Çocuk-Ergen Grupları Yılsonu Gösterisi
  • Drama İlköğretim Okullarında Zorunlu Ders Olmalı Mı?
     Seçmeli ders olmalı.
     Zorunlu ders olmalı.
     Ders dışı etkinlik olmalı.

    11.794 kişi oy verdi.
    Sonuçları göster
    7.654

    Ahmet Yuvanç
    Anasayfa » Yitirdiklerimiz... » Ahmet Yuvanç

    Ahmet

     

     

     

     

    Ölüm,
    düşersen bir şahan ayağına.
    Ağlarsa bir sabah gül dalı.
    Kalırsa bir yavru yetim.
    Adın kalleş olsun!

     

     

    SAHNE TOZUNUN PEŞİNDE

    Ankara'da bir tiyatrocu öldü cuma günü:
    Mustafa Ahmet Yuvanç...
    44 yaşındaydı.
    22 yıldır tiyatrodaydı.
    Kendi yazdığı "Selanik'ten Anıtkabir'e" oyunu Devlet Tiyatroları'nca oynanırken o, böbrek yetersizliği derdindeydi.
    Geçen dönem Gorki'nin "Ekmek İşçileri" oyununu yönettiği Çankaya Belediyesi şehir tiyatrosunda sigortalı olmuştu. Diyaliz masraflarını öyle karşılayabiliyordu.
    Ama yetmedi.
    Kiralık evinde bir başına can verdi.
    Pazar günü, Ankara Sanat Tiyatrosu önünde yapıldı cenaze töreni...
    Daha önce çalıştığı Ankara Komedi Sahnesi'nden, Ankara Halk Oyuncuları Tiyatrosu'ndan, AST'tan, Çankaya'dan sanatçı dostları geldi törene...
    Ondan anılar anlattılar birbirlerine...
    Ömrünün yarısı, karda kışta turne yollarında, ayaz vurmuş tiyatro salonlarında, duşsuz, banyosuz kulis ortamlarında geçmişti.
    "O turnelerde kaybettim böbreklerimi" diye sızlanmıştı bir kez...
    Gün olmuş aylarca maaş alamamış, ev kirasını yatıramamış, hastalanmış, bakılamamıştı.
    Yine de sahneyi hiç bırakmamıştı.
    * * *
    Şaşalı konakların metruk arka bahçeleri gibidir, sahnede izlediğimiz ışıltılı dünyanın perde arkası...
    Ve yeni de değil; tiyatro bu topraklarda perde açtı açalı böyledir bu...
    150 yıl önce Güllü Agop'un tiyatrosunda hasta olanın maaşı kesilirdi.
    Osmanlı tiyatrosunun ilk yıldızlarından Mari Nivart, 30'unda veremden ölmüştü; hem de sahnede, oyun bittikten sonra, son selama çıkmadan önce...
    Bayzar Fasulyeciyan, tiyatrodan kazandığını kocasının tedavi masraflarına harcayıp dikiş yaparak geçinmeye çalışmıştı.
    Hiranuş'un cenazesini meslektaşları para toplayarak kaldırdılar.
    Küçük İsmail, Afife Jale, Cahide Sonku yoksulluk içinde öldüler.
    Muhsin Ertuğrul, Atatürk'ün huzuruna çıktığında "Açız" demişti, "...ama bize aştan önce konservatuar lazım."
    O efsanevi Muhsin Ertuğrul'lar, Vasfi Rıza'lar, Bedia Muvahhit'ler, Necdet Mahfi'ler bir günde yaş haddinden emekliye sevk edilip kapının önüne konuvermişlerdi. Bir kısmı son demlerini 37 milyonluk emekli maaşıyla kıt kanaat yaşayabilmişti.
    Yıldız Kenter, tiyatrosunu ayakta tutabilmek için İsmet Paşa'ya üzerine adını yazmak üzere koltuk satmaya gittiğini anlatır "Hep Aşk Vardı" oyununda:
    Paşa, "Ben bir koltuğa zor sahip oluyorum, sen 450'siyle nasıl baş edeceksin?" diye sormuştu.
    Tiyatrosuna gelen icrayı, Başbakan Demirel durdurtmuştu.
    Bugün durum farklı mı?
    Ülkede yoksulluk sınırı 1.8 YTL...
    Devletin tiyatro sanatçısına reva gördüğü maaş 1.4 YTL...
    Seslendirme stüdyolarında, dizi setlerinde ekmek peşinde tiyatro sanatçıları...
    * * *
    Mustafa Ahmet Yuvanç'ın bir dizisi bile yoktu.
    "Fareli Köyün Kavalcısı"nı hazırlıyordu en son...
    Pazar günü, son nefesine kadar emek verdiği tiyatro köyünü ebediyen terk ederken, tabutunun peşinden bir avuç sanatçı yürüdü.
    "Sahne tozu" denilen o sihirli iksirle büyülenmişti sanki hepsi...
    "İki kalas, bir heves"ti ömürlerini verdikleri...
    Dostlarını gömdüler; tiyatroya döndüler.
    Herkesin rol yaptığı bir dünyada, bize sahneden gerçek yüzümüzü gösterdiler.
    Hepsinin dünya tiyatrolar günü kutlu olsun.

    Can DÜNDAR

    http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=4702

     

     

    MUSTAFA AHMET YUVANÇ

    1962 yılında Muş'ta doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamladı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bırakarak Selçuk Üniversitesi Büro Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu.

    Üniversite eğitimi sırasında (1980) profesyonel olarak tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Önceleri oyunculukla başlayan tiyatro serüvenine daha sonraki yıllarda yazarlık (1985), yönetmenlik (1987) ve eğitmenlik (1991) eklendi. Tiyatroyla iç içe geçen bu 24 yıl içerisinde; Anadolum Çocuk Tiyatrosu, M.E.B. Vakfı Çocuk Tiyatrosu, Denizli Tiyatrosu, Kaktüs Kabare, Ankara Komedi Tiyatrosu, Yeni Meydan Sahnesi, Vakıflar Bankası Çocuk Tiyatrosu, Ankara Halk Oyuncuları Tiyatrosu, Ankara Gösteri Sahnesi, Anadolu Sanat Merkezi, Hadi Çaman Yedi Tepe Oyuncuları, Başkent Tiyatrosu, Phylaks Oyuncuları, Ankara Sanatevi Tiyatrosu, Körmük Meydanı, Devlet Tiyatroları, Ankara Sanat Tiyatrosu, Ankara Ekin Tiyatrosu ve Çankaya Belediyesi Şehir Tiyatrosu başta olmak üzere pek çok tiyatro kurumunda oyuncu, yazar ya da yönetmen olarak görev aldı.

    M. Ahmet Yuvanç, 2004 yılı ortasına kadar yazar olarak otuz yedi oyuna imza attı ve bu oyunların tümü, başta devlet tiyatroları olmak üzere pek çok ödenekli ve özel tiyatro tarafından defalarca sahnelendi ve sahnelenmeye devam ediyor. Yazdığı kimi oyunlar; Çocuk Oyunları: Öykü Köy, Kaybolan Kar Tanesi, Avcının Yalanı, Hamur Adam, Beyaz Kanatlar, Gökkuşağı Prensesi, Mikroplar Köyümüzde, Çiftlikteki Hırsız, Denizin Çocukları, Sürpriz Yumurta, Pır Pır Kanatlılar ile Tık Tık Toynaklılar, Yıldız Çocuk. Ç.O.Oyunlaştırmaları; Peter Pan (J.M.Barrie), Sihirkent'e Yolculuk (L.F.Baum), Sevdalı Bulut (Nazım Hikmet), Mik Ve Rop, Tembel Temel. Oyunlar: Çelişkili Çekişmelerden Çeşitlemeler, Savaş, Selanik'ten Anıtkabire, Çizmeden Yukarı, Antik Çağda Geçen Komik Bir Hikaye, Bebek, Kıyıda, Sezar'ın Suçu Ne?, Siyah ve Kırmızı, Kelle. Oyunlaştırmaları; Yeniden Başlamak (Jean Paul Sartre), Demokrasi Parkımız (Muzaffer İzgü), Sizin Memlekette Eşek Yok Mu? (Aziz Nesin), 72.Koğuş (Orhan Kemal), Bir Ceza Avukatının Anıları (Faruk Erem), Haymatlos Nasıl Yapılır? (Hasan Uysal), Fareyi Öldürmek (İrfan Yalçın), Salaklar Sofrası. (F.VEBBER) Uyarlamaları; 403. Kilometre (İsmet Küntay), İnsan Sarrafı (Mehmet Ali Çamlıca), Bir Zamanlar Memleketin Birinde (Aziz Nesin), Hüzün Mahallesi Otobüsü (Murat Karasu). Toprağını Özleyen Çınar (Nazım Hikmet), Ölüm Tuzağı (Ira Levin)

    Mustafa Ahmet Yuvanç bugüne kadar kırkın üzerinde oyunda oyuncu olarak sahneye çıktı. Bunlardan bazıları: Yollar Yolcular (M.Sadık Aslankara), Yoklar Dağındaki Nar (Mümtaz Zeki Taşkın), Robenson Crusoe (Daniel Defoe), Eşeğin Gölgesi (Haldun Taner), Peter Pan (J.M.Barrie), Özgürlük Oyunu (Adem Atar), Beyaz Kanatlar (Mustafa Ahmet Yuvanç), Kahkahaya Vergi Yok (Ephrahim Kishon), Şahları da Vururlar (Ferhan Şensoy), Demokrasi Parkımız (Muzaffer İzgü), Bir Ceza Avukatının Anıları (Faruk Erem), Bir Zamanlar Memleketin Birinde (Aziz Nesin), 403.Kilometre (İsmet Küntay), Kördöğüşü (Tuncer Cücenoğlu), Hüzün Mahallesi Otobüsü (Murat Karasu), 72. Koğuş (Orhan Kemal), Çizmeden Yukarı (Mustafa Ahmet Yuvanç) ve Salaklar Sofrası (F.Vebber), Size Vatandaş Diyebilir Miyim (Bahadır Tokmak)

    Halen yazmayı sürdürdüğü tiyatro oyunları dışında yazdığı film ve belgesel senaryoları da bulunan Mustafa Ahmet Yuvanç; başta TRT olmak üzere pek çok televizyon kanalı için de senaryolar yazmaktadır.

    İlk oyununu 1991 yılında yöneten M. Ahmet Yuvanç, bugüne kadar; Peter Pan (J.M.Barrie), Yeniden Başlamak (Jean Paul Sartre), Bir Zamanlar Memleketin Birinde (Aziz Nesin), Özgürlük Oyunu (Adem Atar), Muhbir (Bertolt Brecht), Hüzün Mahallesi Otobüsü (Murat Karasu), Körmük Üçlemesi (M. Ahmet Yuvanç), Yıldızlara bakmak (Behçet Necatigil) Eşeğin Gölgesi (Haldun Taner) Ayak Parmakları (Güngör Dilmen), Fareyi Öldürmek (İrfan Yalçın), Ölü (Aziz Nesin), Kadıncıklar (Tuncer Cücenoğlu), Denizin Çocukları (M.Ahmet Yuvanç), Çizmeden Yukarı (M. Ahmet Yuvanç), 72.Koğuş (Orhan Kemal), İnsan Sarrafı (M.Ali Çamlıca), Salaklar Sofrası (F.VEBBER), Hayvanat Bahçesi (J.Vercors), Gökkuşağı Prensesi (M.Ahmet Yuvanç), Toprağını Özleyen Çınar (Nazım HİKMET) gibi oyunların reji'sini gerçekleştirdi.

    1987 yılından bu yana drama'yla ilgili çalışmalar da yapmaktadır. Değişik yaş gruplarıyla drama üzerine işlik çalışmaları gerçekleştiren M. Ahmet Yuvanç, çeşitli meslek kuruluşlarının çağrılısı olarak zaman zaman "Mesleki Drama" üzerine seminerler vermekte ve aynı zamanda Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında da "Eğitimde Drama" üzerine çalışmalar yapmaktadır. Ayrıca bu konuyla ilgili bir de kitap yayınlamıştır. Şu anda da; "Yetişkinlerde Yaratıcı Drama" üzerine bir kitap çalışmasına devam etmektedir. Halen Bilkent Üniversitesi'nde, 9 Eylül Üniversitesi'nde, Oluşum Drama Enstitüsü'nde ders vermekte ve Çankaya Belediyesi Şehir Tiyatrosu (ÇBŞT)' de Sanat Yönetmeni olarak görev yapmaktadır.


    Tür : Yaşam Tarih : 23.03.2007
    [ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

    www.e-jett.com