28 ŞUBAT ULUSAL DRAMA GÜNÜ KUTLU OLSUN

ULUSAL DRAMA GÜNÜ KUTLU OLSUN

Doç. Dr. F. Nihal Kuyumcu
İstanbul Üniversitesi
Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi

 

Botlarla çıktıkları umuda yolculuğun rüzgârlarıyla karaya vurmuş ölü çocuklar, savaşlar, sürgünler, göçler, yokluklar, yoksunluklar… Ölü kadınların sessiz çığlıkları! Ne kadar çok duyuyoruz bu sözcükleri son yıllarda. Yaşam giderek dayanılmaz oluyor.

 

Her şeyden önce yaşam denen acımasızlıklarla dolu bu oyunu ciddiye almalıyız. Tıpkı bir çocuğun oyunu ciddiye aldığı gibi! Bir çocuk, oyunun kurallarına nasıl sahip çıkıyor, nasıl titizlikle uyguluyorsa öyle ciddiye almalıyız. Çocuk oyun oynar, yaşamı yeniden kurgular. Kurgu dünyasının güvenli yollarında deneyimler kazanır, kendi gerçekliğini yeniden üretir. Hayal kurar, oyunlarla hayallerini gerçekleştirir.

 

İki çocuk düşünelim. Ne zaman bir araya gelse, hemen oynamaya başlarlar. Bindikleri tahta atlarıyla dünya turuna çıkar, tahta kılıçlarıyla yedi başlı ejderi öldürürler, anne olur, baba olur, yaşamı sırtlarına alırlar. Gerçeği yeniden kurgular, yani Drama yaparlar.

 

Bu kadar acıyı, bu kadar yokluğu, yoksunluğu, karaya vurmuş ölü çocukları düşünerek yaşamı yeniden kurgulasak, bir çocuk ciddiyetiyle kurgulasak, gerçeklerle yüz yüze gelsek, acaba o gerçeklere bakacak yüzümüz olur mu?

 

Daha çok dramayla, daha çok tiyatroyla, daha çok sanatla iç içe olalım, yaşadıklarımıza bir kez daha bakmak için, insanlık nereye gidiyor anlamak için. Çatışmaları, gerilimleri, yeniden kurgulayalım, canlandıralım. Gündelik hayata bakıp, umarsızca göz gezdirdiğimiz gazete haberlerini, televizyon dizilerini, haber programlarını yeniden kurgulayalım. –Mış gibi yapıp bir an da olsa yaşayalım olanları. Acaba ne kadar dayanabiliriz?

 

Kendimizle yüzleşmenin zamanı gelmedi mi?

 

Daha güzel, daha mutlu daha insani, daha yaşanabilir bir dünya için daha çok drama, daha çok tiyatro ve daha çok sanat… Ulusal Drama Günü Kutlu Olsun.