1997-1998 Sezonu: GLUSCABI ve RÜZGAR KARTALI

gluscabi-2Sahneye Koyan: Ceren Arzu GÜNEŞ
Işık/Efekt: Volkan NALBANT
Danışman: Psikolog İlkcan PARLAK
Genel Sanat Yönetmeni: Naci ASLAN

OYNAYANLAR

Damla Ekin TOKEL – Derya DÖNERTAŞ – Volkan YÜCESOY – Gökçen ÖZBEK – Bilgen CEBİR – Koray ALPER – Bülent DOĞRUGÖZ – Didem KOÇAK – Ayşe GÜLERMAN – Buğra ALKIROĞLU – Cansu TERAKYE

 
GLUSCABI’nin ÖYKÜSÜ

Size hep merak eden, sonucunu düşünmeden hareket eden bir kızılderili çocuğun öyküsünü anlatacağız. Tanrılara kafa tutan, dünyanın dönüşünü değiştirmeye çalışan bir çocuk bu…

Gluscabi, balık ya da ördek avlayamamasının nedeninin rüzgar olduğunu düşünür. Eğer rüzgarı durdurabilirse her şey yoluna girecek ve balık ya da ördek avlayabilecektir.

Gluscabi sonuçlarını düşünmeden başladığı bu zorlu yolculukta amacına ulaşır ve rüzgarı yapan “Rüzgar Kartalı”nı durdurur. Artık dünyada rüzgar yoktur. Bizi yaşatan hava durgunlaşmış, sular kirlenmiş ve toprak bereketsizleşmiştir. Yaşadığımız dünyaya ne kadar benziyor değil mi? Sular kirlendi, mevsimler değişiyor ve toprak verimsizleşiyor. İnsanoğlu doğa ile mücadelesinde, bir yerlerde hata yapmış olmalı…

Gluscabi çevresindeki bu değişikliğin nedenini bilge büyük annesine sorar. Büyük anne; “Rüzgar olmazsa; bizim için, çocuklarımız için, çocuklarımızın çocukları için hayat yaşanmaz olur” der. Gluscabi büyük annesinin sözlerini dinler ve Rüzgar Kartalı’nı serbest bırakır. Doğa tekrar eski haline kavuşur.

İnsanoğlu da “Doğa Ana” yı dinlemeyi bilmeli. Çünkü doğa ananın yakarışları insanlar tarafından dinlenirse, bizim çocuklarımız ve onların çocukları için yaşam daha güzel olur. İnsanoğlunun doğanın bir parçası olduğunu yeniden hatırladığı ve bir kızılderili bilgeliğiyle yaşantısını onun bir parçası olarak sürdürmeye başladığı zaman, yapılan bu hatadan da kurtulabiliriz.

Birazdan masalsı bir oyun izleyeceksiniz. Gerçeği anlatan bir masal. Doğayla yeniden barışan insanoğlunun masalı…

Ceren Arzu GÜNEŞ
Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi Drama Lideri

 

GLUSCABI ve RÜZGAR KARTALI  isimli oyunumuz çalışmalarımıza en az iki yıldır devam eden katılımcılarımızla oluşturduğumuz OYUN GRUBU A atölyesinde hazırlandı.

Grup, drama liderleri Ceren Arzu GÜNEŞ öncülüğünde haftada bir gün 90 dakika çalışarak dört ayda hazırladığı oyunu çeşitli tarihlerde sergiledi. Yaratıcı Drama ve Doğaçlama tekniğini kullanarak hazırladığımız oyunlarımızda olduğu gibi bu oyunda da, genel tema ve olay örgüsü verildikten sonra, oyun katılımcılarla aşama aşama ve tamamen onların yaratıcılıkları temelinde ortaya çıktı.

Bu teknikte katılımcılar düşüncelerini ifade ederken, bir dramatik durum yaratırken ya da oyunun herhangi bir sahnesini tartışırken-çalışırken MANİPULASYON değil MOTİVASYON temelinde yönlendirilirler. Bu tür bir yönlendirme kuşkusuz çocuklarımızın pek alışık olmadığı bir durumdur. Çocuklarımız yaşantılarında genel olarak manipule edildiklerinden ve bu anlamda kendilerini ortaya koymak konusunda çok fazla ortam bulamadıklarından, kimi zaman motivasyon temelli davranış gördüklerinde bocalayabilmektedirler. Ancak çalışmalar ilerledikçe ve onlar yapılanları gördükçe DEMOKRATİK TARTIŞMA, BAŞKASINI DİNLEME ve ANLAMAYA ÇALIŞMA ve kendi fikirleri kabul edilmese de, varolan ortamı paylaşabilme cesaret ve olgunluğunu gösterebilmektedirler. Ülkemiz gerçekleri gözönüne alındığında çocuklarımızın; verileni olduğu gibi kabul eden, sorgulamayan, kendi düşüncelerini kendilerine saklamaları gerektiği söylenen, üretici olmaktan çok tüketici olmaya zorlanan bir kültürel dayatma içerisinde oldukları görülmektedir.

Burada az sonra izleyeceğiniz gösteride çocuklar kendilerini ortaya koyuyorlar. Bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar. Her şey onların eseri. Şimdi karşınızda tiyatro oyuncuları yok. Kendi doğallıkları içinde çocuklar var. Haydi alkışlarınızla cesaretlendirin onları.

Naci ASLAN